Delilciliğin Olasılıkçı Bir Eleştirisi – Michael Huemer

Bu yazıda, olasılıkçı argümanlar aracılığıyla (uygun yorumlamalarla) delilciliği çürütmeye çalışacağım.*

[*“A Probabilistic Critique of Evidentialism,” pp. 199-222 in Believing in Accordance with the Evidence: New Essays on Evidentialism, ed. Kevin McCain (Springer, 2018) eserini temel alarak.]

1- Delilcilik Nedir?

Epistemolojide delilcilik (Evidentialism), tüm inançların (epistemik) gerekçelendirmelerinin delillerden türetildiğini iddia eden bir görüştür. Ne yazık ki, delilciler “delil” derken neden bahsettiklerini bize söylememektedirler. İşte beş tane yaklaşım:

a) “Delil” kelimesini normal dilde geçen haliyle kullanıyorlar.

*Yorum: Hayır kullanmıyorlar. Örneğin birçok delilci, tüm delillerinizin mental durumlardan oluştuğunu iddia eder. Bu durum, mahkemelerde delil oluşturabileceğimiz, delil sunabileceğimiz veya da delilleri yok edebileceğimiz suç mahallindeki parmak izi veya da cinayet silahı, vb. gibi durumları ortadan kaldırmış olur.

b) Delil = Epistemik gerekçelendirme sağlayan herhangi bir şey.

*Yorum: bu durum tezi önemsiz ve ilgi çekici olmayan bir hale çevirir.

c) E, H için ancak ve ancak P(H|E) yüksekse delildir.

*Yorum: Hayır, çünkü E, H için küçük bir delil olabilir; ve bu durumda P(H|E) hala düşük olabilir.

d) “H için deliller” sadece H’ye inanmak için sebepler anlamına gelmektedir.

*Yorum: Pragmatik veya da ahlaki nedenlerin aksine, yalnızca epistemik veya delilsel nedenler için böyle söylediğimizi eklediğimizde kulağa hoş geliyor. Fakat bundan sonra da bir şeyi H’ye inanmak için delilsel neden yapanın ne olduğu hakkında da bir şeyler söylememiz gerekiyor. Belki de buna bir sonraki yaklaşımda cevap verilir…

e) Bayes’ci yaklaşım: “Delil” = bir önermenin olasılığını başlangıçtaki olasılığının üstüne çıkaran sebepler. Yani, E, H için delildir ancak ve ancak P(H|E) > P(H).

2- Delilcilik Karşıtı Argüman

Ana argümanım:

1-) Bazı önermeler gerekçelendirilmiştir çünkü yüksek önsel olasılıkları vardır. Çünkü:

a) (yeterli biçimde) yüksek önsel olasılıklı bir önerme böylelikle gerekçelendirilmiştir.

b) önsel olasılıkları (keyfi olarak) yüksek olan önermeler bulunmaktadır.

2-) Böyle bir gerekçelendirme delilsel değildir. Çünkü:

a) h için delil, h’nin olasılığını önsel olasılığının üstüne çıkaran bir şeydir.

b) h’nin önsel olasılığının yüksek olması, h’nin olasılığını önsel olasılığının üstüne çıkaran bir şeye bağlı değildir.

3-) Öyleyse, tüm gerekçelendirmeler delilsel değildir.

Tartışma:

Öncül 1a: Bu analitik yaklaşıma yakın gibi görünmektedir (olasılığın mantıksal veya da epistemolojik bir yorumunu esas aldığımızı varsayarsak). Gerekçelendirme için gerekli olan eşiğin belirli önermelere göre değişebileceğini açık bıraktığımı unutmayın. Aynı zamanda eşiği istediğiniz kadar yükseğe çıkarabileceğinizi de açık bırakıyorum (gerçekten çok inatçıysanız isterseniz olasılığı 1 seviyesine de çıkarabilirsiniz).

Öncül 1b: Yeterince zengin önermeler setine sahip olduğunuz müddetçe, bu sadece olasılık teorisi için gereklidir. Örneğin, bir kitap kapağına gelebilecek renklere önsel olasılıkları verdiğimizi düşünelim ve bu verdiğimiz rengin sürekliliği olsun. Bu durumda keyfi olarak küçük olasılıklara sahip önermeler olmuş olur (keyfi olarak renk uzayındaki küçük noktaları aldığınızı varsayın). Bu önermelerin değilleri keyfi olarak daha yüksek olasılıklara sahip olur. Ekstrem durumlarda, olasılık uzayında tek bir noktanın önsel olasılığı sıfırdır, ve onun tamamlayıcısının (veya da o noktada bulunmayan önermenin) önsel olasılığı birdir.

Bu arada, bu durum Kayıtsızlık İlkesine (Principle of Indifference) dayanmamaktadır. Sadece olasılıklar arasında bir sürekliliğe dayanmaktadır. Bir olasılıklar sürekliliğinin her birine sıfırdan farklı olasılıklar atayacak tutarlı bir olasılıklar dağılımı (tekdüze olsun veya da olmasın) yoktur.

Öncül 2a: Bunu tanımlayıcı olarak kabul ediyorum.

Öncül 2b: Bu apaçık ortada. Bir önermenin önsel olasılığı, tanım olarak, delile dayanmamaktadır. Bunu “önsel” yapan da budur.

Yani sonuç 3 kaçınılmaz olarak görünüyor.

3- Üç İtiraz

3.1- A Priori Öncekiler?

İtiraz: bazı insanlar a priori önsel olasılıklar fikrine karşı çıkarlar; tüm olasılık değerlendirmelerinin delile dayandığını ileri sürerler. Bu görüşü desteklemek için, örneğin evrim teorisi, özel görelilik teorisi veya da Tanrı’nın varlığı gibi herhangi bir ilginç teorinin tamamen a priori olasılığının ne olduğunu söylemenin ne kadar zor olduğuna dikkat çekerler. Kimsenin bunların nihai önselleri hakkında bir fikri yok gibi görülüyor.

Cevap: Bayes Teoremine göre,

P(h|e) = P(h)*P(e|h) / P(e).

Bu bize h’nin önsel olasılığı ve h’nin delil ışığındaki olasılığı arasındaki matematiksel ilişkiyi sunar. Tüm nicelikleri sabit tutarsanız ve P(h)’yi 0’dan 1’e kadar farklı farklı değerler verirseniz, P(h|e) 0’dan 1’e tüm olası değerlerde değişiklik göstermiş olacağı matematiksel bir gerçektir. Bunun anlamı, P(h) tamamıyla bilinmez ve belirsiz ise, o zaman P(h|e) de aynı şekilde tamamıyla bilinmez ve belirsiz olmalıdır.

Bunun anlamı eğer h önsel olasılığa sahip olacağını reddederseniz, o zaman delil ışığında da olasılığa sahip olacağını reddetmiş olursunuz. “e”, h ile alakalı olan her delili içerebileceğinden, h’nin a priori olarak önsel olasılığı yoksa, h’nin delil ışığı altında da olasılığı yoktur anlamına gelir.

(daha fazlası için bakınız: “There is No Pure Emprical Reasoning”)

3.2- Piyango Durumları

İtiraz: sadece bir biletin kazanacağı büyük bir piyango için bir biletinizin olduğunu varsayın. Bazı insanlar, kazanma ihtimaliniz ne kadar düşük olursa olsun, sezgisel olarak sizin biletinizin kaybedeceğini önceden bilemeyeceğinizi söyler. Bazıları hatta “bu bilet kaybedecek” cümlesine inanmakta bile gerekçelendirilmemiş olduğunuzu söyler; belki de sadece “bu biletin kaybedeceği olası” cümlesine veya da bir benzerine inanmakta gerekçelendirilmiş olduğunuzu söyler. Bu nedenler yüksek olasılık gerekçelendirme için yeterli değildir.

Cevap: biletin kaybedeceğine dair en azından biraz gerekçelendirmenin olduğunu kabul edebilirsiniz (gerekçelendirilmiş inanç denilmeyecek kadar olsa bile). O halde (1)’deki argümanımı şu şekilde değiştirin: “Bazı önermeler yüksek önsel olasılıklarına sahip olduklarından bir dereceye kadar gerekçelendirilirler”.

3.3- Bilinmeyen Olasılıklar

İtiraz: standart olasılık teorisine göre, her zorunlu doğru 1 olasılık değerine sahiptir. Fakat biz her zorunlu doğruya inanmakta otomatik olarak gerekçe sahibi olamayabiliriz, çünkü bunun doğru olduğunu göremeyebiliriz (genellikle bir delile ihtiyaç duyarsınız, fakat delil apaçık değildir). Örneğin, sadece zorunlu bir doğru olduğu için, (bununla ilgili hiçbir delil görmemişseniz veya da herhangi bir ifade duymamışsanız) Banach-Tarski paradoksuna inanmakta otomatik olarak gerekçelendirilmiş değilsiniz.* Dolayısıyla, bir önermenin yüksek olasılığa sahip olması bu önermenin gerekçelendirilmesi için yeterli değildir.
[* Banach-Tarski Teoremi, bir küreyi sonlu sayıda parçaya bölmenin, parçaları yeniden düzenlemenin ve bu parçaları her biri orijinaliyle aynı boyutta olan iki küre halinde yeniden birleştirebileceğimizi söyler. Bu durum Seçim Aksiyomuna (Axiom of Choice) dayanmaktadır.]
Cevap: Haklısınız: yüksek olasılıklı bir önermeye inanmakta gerekçeli olmak için, bu önermenin yüksek olasılığının sizin tarafınızdan erişilebilir olması gerekir, sizin neden bunun daha olası olduğunu görmeniz, veya da buna benzer bir şeye sahip olmanız gerekir. Bu koşulu da dahil edecek şekilde (nasıl formüle etmek istiyorsanız öyle) argümanımı değiştirin. Örneğin, (1)’deki argümanımı şöyle değiştirebilirsiniz:
1) Bazı önermeler yüksek önsel olasılıklarına sahip olduklarından ve bizim de bunu gördüğümüzden bir dereceye kadar gerekçelendirilirler.
Argüman daha da devam edebilir, çünkü yüksek önsel olasılıkları olan ve bizim de bunları gördüğümüz önermelerin bulunduğu durumlar vardır.

4- Diğer Görüşlerle Alakalı Sorular

4.1- Apaçıklığa Yer Veren Delilcilik

Delilciliği, tüm epistemik gerekçelendirmelerin ya hedef önermeyi destekleyecek delillere dayandığı ya da “apaçıklık” temeline (self-evident) dayandığı bir görüş olarak yeniden tanımladığımızı farz edelim (Adının ima ettiğinin aksine, “Apaçık (Self-evident)” önermelerin kendilerine delil (evidence) olmadığını, fakat delile ihtiyaç duymayan önermeler olduğunu, çünkü onların doğru olduğunu hemen görebildiğimizi varsayıyorum). Delilciliğin orijinal formülasyonu temelciliği dışlıyor gibi göründüğünden makul bir değişiklik, ne de olsa çoğu delilci aynı zamanda temelcidir. Benim argümanım hala bu görüşe uygulanabilir mi?

Cevap: Evet. “Apaçık” önermelerden bahseden insanlar genellikle önermeleri anlamayı temel alındığında doğru olduğu fark edilen zorunlu doğrular olduğunu söyler. Benim yüksek a priori önsel olasılığına sahip önermelerim geleneksel olarak anlaşılan “apaçık doğrular” örneklerine benzer gibi görünmüyor. Örneğin, [x aslında tam olarak 6 fit uzunluğunda değil] önermesi yüksek bir önsel olasılığına sahiptir (Aslında, %100), fakat yine de zorunlu bir doğru değildir, ve sadece önermeyi anlayarak doğru olduğunu görebileceğimiz türden bir şey de değildir.

4.2- Subjektif Bayes’cilik

Ben bir Objektif Bayesciyim, “doğru” önsel olasılıklarında objektif kısıtlamaların var olduğunu düşünüyorum.

Fakat subjektif Bayescilik muhtemelen çok daha popüler. Subjektif Baseyciler tutarlı (Kolmogorov aksiyomlarıyla tutarlı) herhangi bir önsel olasılıkları setinin rasyonel olarak kabul edilebilir olduğunu savunurlar. Subjektivistler benim argümanım hakkında ne söylemeli?

Cevap: Subjektivistler de delilciliği reddetmelidir. Şu 3 şeyden birini söyleyecekler:

a) “Senin önsellerin tutarlı olduğu müddetçe otomatik olarak gerekçelendirilmiştir.” Fakat bunlar delile dayanmamaktadır, böylelikle birisi yüksek bir önsel olasılık atadığında delilcilik için bir karşı-örneğiniz olmuş olur.

b) “Senin önsellerin ne gerekçelendirilmiş, ne de gerekçelendirilmemiştir; yine de, bu önsellerden yola çıkarak bir miktar delili koşullandırdığınızda, sizin posterior itimatlarınız gerekçelendirilmiş olur.” Bu aynı zamanda delilcilikle de bağdaşmaz, çünkü farklı önsellere sahip konuların –aynı delile sahip olsalar bile- farklı posterior olasılıklarla sonuçlanmasını sağlayabilirsiniz.

c) “Hiçbir şey asla gerekçelendirilmemiştir.” Bu delilciliği anlamsızca doğru yapar. Fakat bunu söylemek çılgınca bir şey ve neredeyse hiçbir delilci bundan memnun olmaz, o sebeple bunun hakkında konuşmamıza gerek yok.

4.3- Belki de Anlayış Durumları Delildir

Bir kişinin, x’in, tam olarak 6 fit uzunluğunda olmadığına inanmada gerekçelendirilmiş olduğum durumu ele alalım, çünkü x’in tam olarak 6 fit uzunluğunda olmasının önsel olasılığı son derece düşüktür. Olasılık teorisi üzerine genel anlayışımdan ve [x 6 fit uzunluğundadır]’ın sürekli sonsuz olasılıklardan sadece biri olduğu gerçeğine dayanarak [x aslında 6 fit uzunluğunda değildir]’e inanmakta gerekçelendirilmiş olduğumu varsayalım. Delilci bunun önerme içim benim “delilim” olduğunu söyleyebilir mi?

Bunu söyleyebilirler, fakat bu, tuhaf bir delil örneğidir. Bir kişinin bir önermeye inanmada gerekçelendirilmiş olduğu (neredeyse) her durumda, kişinin önce teoriyi anlaması gerekir, fakat biz normalde bu anlamayı teorinin “delillerini” listelerken dahil etmeyiz. Örneğin evrim teorisinin delilleri fosil kayıtları, farklı türlerdeki morfolojik benzerlikler, vd. gibi şeylerdir. Evrim teorisinin delili benim teorinin ne kastettiğini anlamam değildir. En azından kelimenin İngilizce’deki anlamıyla değildir.

Delilciler, “delil” için, anlamanın delilin içerisinde yer almadığı, teknik bir tabir kullandıklarını söyleyebilirler. Buradaki düşünce ne olabilir? Bunun “delil = gerekçelendirme sağlayan şey” dışında nasıl bir şey olabileceğini anlamakta zorlanıyorum. Bu durum (yine) delilcilik tezini abesleştirecektir.

Belki de delilciler “evet, bizim tezimiz abestir” diyeceklerdir. Bu durumda, ben de sadece şunları söylerim:

(i) sizin “delil” kelimesini yanlış kullandığınızı düşünüyorum.

(ii) Ayrıca net değildiniz, şu ana kadar tezinizin sadece gerekçelendirme nereden kaynaklanıyorsa oradan kaynaklanıyor demekten başka bir şey olmadığını açıkça söylemediniz. Eğer insanlar sizin söylediğinizin bu olduğunu bilseydi, delilcilik üzerine ortaya çıkan bu kadar çok tartışma ortaya çıkmış olmazdı.


Çevirmen: Abdullah Asım Gökmen


Orijinal Metin İçin: https://fakenous.substack.com/p/a-probabilistic-critique-of-evidentialism


Veritas Analitik Felsefe Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın