Bilincin Amaçları: Bilincin İyi Olduğu Yedi Şey – Joshua Rasmussen

Birçok filozofun (ben de onlardan biriyim) bilinç hakkında düşünürken es geçtikleri bir soruyu gündeme getirmek istiyorum. Soru bir kişinin ilk başta bilinçle neden ilgilendiğine yöneliktir. Bilincin değeri nedir? Bir başka deyişle, bilinç ne işe yarar? Amaçları nedir?

Bilincin değeri üzerine daha fazla konuşmadan önce, bilincin değerinin bilinci araştırmanın değerinden farklı olduğunu göz önünde bulundurun. Örneğin, bilincin nasıl ortaya çıkmış olabileceğini anlamak konusunda meraklı olduğunuz için, bilinci araştırmak istiyor olabilirsiniz. Buradaki merakınız bilincin değerine dair herhangi bir düşünceye bağlı olmak zorunda değil. Ne de olsa, çok küçük bir değeri olan -örneğin, gökten bir kuruşun yere düşmesi gibi- bir şey de merakınızı cezbedebilir.

Bununla birlikte, ben hem bilinçte hem de onun araştırılmasında değer görüyorum. Gerçekten de, benim görüşüme göre, bilinç herhangi birinin kavrayabileceği en değerli gerçeklik türlerini mümkün kılar. Ve bilincin araştırılması, bence, söz konusu dünya görüşü etkileri göz önüne alındığında, (belki de) mümkün olan araştırmaların en değerlisidir.

Bu yazımda, benim görüşüme göre bilincin işe yaradığı yedi şeye işaret etmek istiyorum. Görüşümü savunmak yerine, bunları sizin teşvikiniz ve değerlendirmeniz için çalışma hipotezleri olarak sunuyorum. (Bunlar daha sonra düşünülmesi gereken ilk listenin açılış ifadeleridir.)

1. Amaç: Bilgi

Bilinçli bir farkındalık olmadan, bilgi olamazdı.

Bilinçli bir farkındalık olmadan, bir haritaya bir şehrin kodlanması gibi bir bilgi simülasyonunun olabileceğini kabul ediyorum. Fakat burada birinci-şahıs perspektifinden deneyimlediğimiz bilgiden bahsediyorum. Bilginin bir simülasyonu gerçek, birinci-şahıs bilgisiyle aynı değildir.

Bana göre, birinci-şahıs perspektifinden deneyimlediğimiz bilgi, şekiller, renkler, düşünceler, duygular ve bilincimize giren diğer unsurlar gibi parçaların veya gerçekliğin bilinçli farkındalık durumlarıyla temellendirilmiştir. Bu bilinç durumları, herhangi birinin kendi başına bilebileceği her şeyin dayanağıdır.

2. Amaç: Keşif

Bilinç, keşfi deneyimlemeyi mümkün kılar. Örneğin, eğer bisiklet sürmeyi öğrenirseniz, nasıl bisiklet sürüldüğünün yanı sıra, bisiklet sürmenin nasıl bir şey olduğunu da keşfedersiniz. Keşif deneyimi, diğer deneyimler gibi, bilinçte gerçekleşir. Bilinç olmazsa, keşif deneyimi de olmaz.

3. Amaç: Amaç ve Anlam

Anlam ve amaç, doğalarını bilinç alanında bulundurur. Örneğin, insanlara belirli bir yönden yardım etmek gibi bir amacınız varsa, bu amaç bilinç içinde sağlanan niyetlerden, değerlerden ve ilgilerden oluşur.

Elbette, bir kimse bilinçsizce belirli amaçlara veya hedeflere doğru hareket edebilir. Ancak bu hedefler en azından bir kimse bilinçli bir biçimde farkındaysa “amaç” olarak sayılır. Hiçbir yerde bilinç olmadan, hiçbir amaç veya anlam ataması olmayacaktı (“dışsal anlamlar”) ve içsel olarak deneyimlenen hiçbir amaç veya anlam da olmayacaktı (“içsel anlamlar”). Yani bilinç, tüm amaç ve anlamların olasılığının temelidir.

4. Amaç: Varoluşunuz

Bilincin varlığı sizin varoluşunuza izin verir. Bilinçli gerçeklik, sizin ve benim gibi çeşitli bilinçli varlıklardan ortaya çıkabilecek bir gerçeklik türüdür.

Benim görüşüme göre, bilinçli varlıklar toz, sayılar ve yaprak parçaları gibi bilinçsiz gerçeklik parçalarından ortaya çıkamaz. Bu materyaller bu hususta yanlıştır.

Bana göre, bilinçli varlığı ortaya çıkaracak olan doğru materyal, sizin ya da benim gibi belirli bilinçli birlikleri bu tözden oluşturma kapasitesine sahip, bilinçli bir tözdür. Bu görüşe göre, varoluşunuz mümkündür çünkü sizi kendi tözünden oluşturabilecek bilinçli bir töz vardır. (Kökeniniz hakkındaki bu görüşü ‘Gerçekte Kimsiniz’ adlı yazımda geliştiriyorum ve teşvik ediyorum.)

Ayrıca, bilinç tamamen bilinçsiz gerçeklik parçalarından ortaya çıkabiliyor olsa bile, bilinç hala varoluşunuzun önemli bir parçasıdır. Sen bilinçli olabilen bir varlıksın (istersen arada sırada olsa da!). Bilinç olmazsa, varoluşunuzun önemli bir parçası (siz olmanın ne anlama geldiği) yok olurdu.

5. Amaç: Kişisel Gelişim

Kişisel varlıklar deneyimler yoluyla belirli çizgiler boyunca büyür ve gelişir. Örneğin, cesaret, şefkat, sevgi, affedicilik ve meydan okuma gibi deneyimlerin pek çok biçimi vardır ve her bir formu kişisel gelişimi teşvik eder. Bilinç olmazsa, deneyim olmaz ve deneyim olmazsa, kişisel gelişim de olmaz.

Öz farkındalık aynı zamanda kişisel gelişim ve kendinizi bağımlılık yaratan veya yıkıcı davranışlardan kurtarmanız için de bir araçtır. Örneğin, bilincinizi kullanarak kendinizin parçalarını üretken şekillerde nasıl organize edebileceğinize dair öneriler için ‘Aile İçi Sistemler’ yazısına bakınız.

6. Amaç: İlişkiler

Bilinç kişisel ilişki olasılığını da ortaya çıkarır. Örneğin, aşk deneyimi bilinçte gerçekleşir. Aşk deneyimi olmadan, bir kişiye karşı aşkı deneyimleyemezsiniz, ve birisi tarafından sevilmenin de nasıl bir şey olduğunu bilemezsiniz. Bir ilişkide ortaya çıkan tüm deneyimler (aşk, beklenti, özlem, kızgınlık, affetme vs.) deneyimdir ve tüm deneyimler bilinçte gerçekleşir.

Pratik bir çıkarım var: eğer bilinç ilişkilerin temeliyse, o zaman bilinciniz ilişkilerdeki rolünüzün temelidir. Bilinçli farkındalığınızı genişleterek (örneğin sosyal dinamikler, kişisel değerler, narsisizm belirtileri vs.) ilişkileri yönlendirme ve kurma gücünüzü arttırabilirsiniz.

7. Amaç: Değerli Her Şey

Aşırı dramatik olma riskine rağmen, herhangi birinin değer verebileceği her şeyin varlığını bilinçli varlıkların varlığına bağlıyorum. İster bilginin değerinden, ister amaçtan, ister varoluşunuzdan bahsedelim, tüm bunlar bir şekilde bilincin varlığına bağlıdır (veya da en azından bilinç sahibi olabilecek bir şeye bağlıdır). Değer, bilinç okyanusunda yüzer.

İşte bunu düşünmemin nedeni. Tüm değerler ya dışsaldır ya da içseldir. Eğer bir şeyin dışsal değeri varsa, o zaman değeri olan başka bir şeyle olan ilişkisinden dolayı değeri vardır. İlişkilerin sonsuz bir şekilde gerilemesini engellemek için, dışsal değer nihayetinde içsel bir değere dayanmalıdır. Bana göre içsel değerler, belirli olumlu deneyimlere (veya da deneyimleyenlere) dayanmaktadır. Böylece, bana göre, bilinçli varlıklar tüm olası değerlerin yeri ve temelidir.

Son Notlar

Özet:

Bu makalede bilincin değerine ilişkin bazı düşüncelerimi paylaştım. Bilincin kişisel gelişim, keşif ve kıymet gösterdiğimiz her şeye sağladığı değer dahil olmak üzere, hayatımızı etkilediği yedi temel yönü sundum. Her bir nokta, bilincin olası amaçları hakkında daha fazla düşünmeyi teşvik etmek amacıyla tasarlanmıştır.

Dikkat:

Sizin bilinciniz sizin bilincinizdir. Üzerinde en fazla kontrolünüzün olduğu bilinçtir. Örneğin, bilincinizi çeşitli şekillerde, belirli düşüncelere, hedeflere, sorgulamalara veya son haberlere yönlendirme gücüne sahipsiniz. Bilincinizi kullanma gücünüz, kendi hayatınıza ve başkalarının hayatına değer katmak için yapabileceğiniz her şeyin arkasındaki güç olduğu için en büyük ve en temel gücünüzdür. Bilincinizin etkileri dışarıya doğru yayılır ve gerçekliğin belirli kısımlarına belirli şekillerde yansır. Bilincinizin değerinin ve gücünün farkına vardığınızda, yeni ve daha güçlü şekillerde kullanma gücüne kavuşursunuz.


Çevirmen: Abdullah Asım Gökmen


Orijinal Metin İçin: https://worldviewdesign.substack.com/p/the-purposes-of-consciousness


Veritas Analitik Felsefe Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın