Ateistler İçin Kötülük Problemi – Joshua Rasmussen

Kötülük teizm için ilk bakışta (Prima Facie) bir problem midir? Bu değişir. Eğer bir ateş öbeğinin içinde yanan bir kedi görürseniz, şunları düşünmeniz muhtemeldir (i) her şeye gücü yeten bir tanrı, bunu durdurabilecek bir konumda olsaydı buna asla izin vermezdi ve, (ii) her şeye gücü yeten bir tanrı, eğer ki varsa, bunu durduracak bir konumda olurdu. Eğer bu düşüncelere sahipseniz, o zaman bu size teizm açısından ilk bakışta bir problemi sunar. Sanıyorum ki hepimiz böyle bir deneyim yaşayabiliriz.

Ancak ben, bir kişiye kötülüğün ilk bakışta non-teizm için de bir problem olabileceği fikrini paylaşmak istiyorum. Tamam, ben “bir kişinin” arkasına saklanmayacağım. Böylece savunmasız kalırım. Ben, değeri ne olursa olsun, kendi sezgilerimi paylaşacağım.

Öncelikle, teizm için, ruhu güçlendirecek, sınamaların mevcut olduğu ve kesinliğin olmadığı birtakım deneyimler beklentisinde olurdum, tıpkı (bir yerde ve bir zamanda geçen) bir çeşit harika hikayede olduğu gibi. Fakat non-teizm için, gerçeğin dar çizgilerde ortaya çıkmasını ve böylelikle sınamaların ve belirsizlik hissinin olduğu deneyimlerin ortaya çıkmasının beklentisinde olmazdım. O halde bu beklentiler, olumsuz olduğu hissedilen bazı durumların (örneğin sınamaların) var olduğuna dair genel gözlem sebebiyle, non-teizm için ilk bakışta bir eleştiri sunmaktadır.

Daha spesifik kötülük kategorileri için benzer bir düşünceye sahibim:

1- Gizemli kötülük: teizmde, yaratılmışların ötesinde sebeplerin var olduğunu beklerim. Fakat non-teizmde, hiçbir yaratığın hiç var olmamasını beklerdim, eğer var olsalar bile, bu varlıklar hiçbir şey hakkında merak duygusuna sahip olamayan maddeler yumağı olmasını beklerdim.

2- Adaletsizlik: teizmde, kahraman-oluşturucu alanların var olmasını beklerdim. Bu alanlarda krallara layık varlıkların problemlerin üstesinden gelmeyi öğrenmelerini ve sürekli ilerleyen dünyaya adalet getirmelerini beklerdim. Non-teizmde ise, tam aksine, adaletin veya adaletsizliğin hiçbir şekilde somutlaştırılmamasını beklerdim, veya da gerçekliğin adalet veya da adaletsizliğin prensiplerini ortaya koyabilecek varlıkları üretmemesini beklerdim.

3- Ölüm ve hastalıklar: teizmde, ruh geliştirici maceraların bulunduğu, gerçek tehlikenin var olduğu -hastalıklar gibi- bölümlerin olmasını beklerdim (böylelikle yukarıdaki (ii) bu önceki anlaşmalar/yasalar sebebiyle geçerli olamaz). Aynı zamanda (daha sonraki bölümlerde) her şeyin kötüye gitmesini, böylelikle insanların kıyaslanamayacak kadar daha büyük iyilik mücevherleri için beraber çalışabilmelerini de beklerdim. Non-teizmdeyse, tam aksine, gerçeklikte herhangi bir gerçek maceranın var olması (rastgele noktaların aksine, sonsuza kadar rastgele giden noktaların olması) tuhaf olurdu.

4- Acı miktarı: teizmde, kişilerin, ailelerin, şehirlerin, ulusların ve türlerin ruhunu ve ilişkilerini güçlendirecek tehlike miktarının hassas bir biçimde ayarlanmasını beklerdim. Non-teizmdeyse, tam aksine, duyarlı varlıkların var olduğunu temel teori olarak eklesem bile, acı gibi spesifik herhangi bir şeyin var olmasını beklemezdim. Onun yerine, duyarlılığın kaotik, epi-fenomenal (bundan sonra, adaptif rolü olmayan) ve anlamlı bir hayat hikayesinden tamamıyla bağlantısız olmasını beklerdim.

5- Tanrı’ya inanmamak: teizmde, birbirleri arasında derin anlaşmazlıklar olsa da birbirlerini sevmeyi öğrenen doğruyu arayan kişilerle birlikte, farklı farklı yolların, varoluşun temelindeki daha da iyi şeyleri bulmasını beklerdim. Non-teizmdeyse, tam aksine, gerçekliğin parçalarının Tanrı’nın var olup olmadığını merak eden varlıkları ortaya çıkaracağına veya da çıkarabileceğine şaşırırdım. Duyarlılık ortaya çıkmış olsa bile bunun tamamıyla manasız kuru bir gürültü olmasını beklerdim.

Böylece, benim için bu kötülük kategorileri ilk bakışta ateizmden ziyade teizm için bir sebep olarak görünüyor. Bu değerlendirme Bayes’çi bir anlayış olan “kanıtsal desteği” esas alıyor. Bu görüşe göre, eğer birtakım veriler H hipotezini -H hipotezinden daha muhtemel hale getiriyorsa H hipotezinin lehinedir. (gelecek bir paylaşımda, bu analizin Draper’ın kanıtsal kötülük argümanına nasıl ışık tutabileceğini değerlendirmeyi düşünüyorum.)

Dört beyan:

Birincisi, yukarıdaki sezgiler bazı spesifik olayların teizmde yaşanmayacağı sezgisiyle de tutarlıdır.

İkincisi, her kötülük kategorisinin teizmde yaşanmasını beklediğimi söylemiyorum. Daha spesifik kategoriler, örneğin çoraplarımı kaybetmem, spesifik bir biçimde teizmde (veya da non-teizmde) öngörülmemiştir.

Üçüncüsü, maceracı, ruhu geliştirici yaşamların tüm kötülüğü (veya da çoğu kötülüğü) açıklayacağını söylemiyorum. Teizmde R sebebiyle kötülüğü beklemek, R’yi kötülüğün nedeni olarak tanımlamaz. Kıyaslayın: eğer akademik bir kitap okursam, kitabın bir yerinde “true” sözcüğüne ve bu sözcüğün bir yerinde de “e” harfine denk gelmeyi beklerim. Fakat bu durum, kitabın “e” harfini sadece bu sebepten orada bulundurduğunu göstermez. Pek çok farklı kelime “e” harfini içermektedir (örneğin “the”). Benzer bir şekilde, teizmde kötülüğün pek çok farklı sebebi de olabilir. İlerleyen bir maceranın değeri, ölçülemez bir değer ve düşünce dağındaki bir tahıl tanesi gibidir.

Dördüncüsü, hayvanların acı çekmesini içeren olaylar gibi bazı olaylar hala beni şaşkına çeviriyor, fakat bu başlangıçta olduğundan daha az oluyor (özellikle hayvanların yeniden dirilişi olasılığı ve küçük ve büyük yaratıklar için iç içe geçmiş ruh geliştirme alanlarının doğal gereksinimleri hakkında düşündükten sonra). Bu sezgilerime başkaları da sahip olmalıdır demiyorum. Herkesin kendi deneyimlerinden temel aldığı, kendi anlayışları vardır.

Son olarak, duyularınız iç ışığınızdır. Onu takip edin. Sizi nereye götürdüğüne bakın. Eğer benim teorim doğruysa, iç ışığını takip eden herkes kendileri için en önemli gerçekleri, en önemli olan zamanda keşfedecektir.


Çevirmen: Abdullah Asım Gökmen


Orijinal Metin İçin: https://worldviewdesign.substack.com/p/a-problem-of-evil-for-atheism


Veritas Analitik Felsefe Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın