Erdem epistemolojisi, kişinin bilgi edinme süreci hakkında ortaya sunulmuş olan bir teori olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu teori, kişinin bilgi edinme sürecinin birtakım entelektüel erdemlere bağlanması gerektiğini söylemektedir. Böyle bir tanım yapılması, gerekçelendirme teorilerinin yaşamış olduğu zorlukları ortadan kaldırmak amacıyla olmuştur.
Erdem epistemolojisinde, entelektüel erdemlerin tanımında iki görüş bulunmaktadır. Bu görüşler, “güvenilirliği arttıran erdemler gerekçelendirme işlevi görür” diyen erdem güvenilirciliği (virtue reliabilism) ve “gerekçelendirme, epistemik adalet gibi entelektüel iyilere katkıda bulunan entelektüel erdemlerin işlevi” olduğunu söyleyen erdem sorumluculuğudur (virtue responsibilism).
Biz, bu yazımızda erdem epistemolojisinin genel bir tarifini yapmaya ve erdem güvenilirliği ile sorumluculuğunu anlatmaya çaba sarf edeceğiz. Ortaya atılan ilk erdem epistemolojisi görüşü olan erdem güvenilirciliğini anlatarak başlamanın uygun olacağını düşünüyorum.
Erdem Güvenilirciliği (Virtue Reliabilism)
Erdem Güvenilirciliği görüşü, Ernest Sosa tarafından ortaya konulmuştur. Meşhur The Raft and The Pyramid adlı makalesinde Ernest Sosa, entelektüel erdemlerin Temelcilik ve Bağdaşımcılık [1] tartışmasında bir çözüm olabileceğini savunmuştur. Ernest Sosa, kişinin entelektüel erdemlerindeki “güven”in bağdaşım sistemlerini de oluşturabileceğine, aynı şekilde de Temelciliğin çıkarımsal-olmayan/temel inançlarının da bu entelektüel erdemlerle açıklanabileceğini söylemiştir.
Ernest Sosa, entelektüel erdemleri şöyle tanımlamıştır:
“(Erdemler) kişinin hata karşısında doğruluk oranını maksimize etmeye yarayan niteliklerdir.” [2]
Entelektüel erdemler, Sosa’nın bu tanımına da bakılınca, kişinin gerekçelendirme sürecindeki yanılma paylarını elimine etmesine ve doğru inanca iletmesine yarayan birtakım “yetenekler” olduğunu söyleyebiliriz.
Bu “yetenekler”, kişinin gözlerinin iyi görmesi, iyi işitebileceği bir ortamda bulunması gibi birtakım dışsal yetenek olabileceği gibi, sebep-sonuç arasında bağlantı kurabilmek gibi birtakım yetenekler de olabilir.
Bu yeteneklerin ortak özelliği, bir doğru inancı gerekçelendirirken hedefe uygun hareket etmede bize yardımcı olmasıdır.
Bu durumun daha iyi anlaşılabilmesi için, Sosa’nın sunmuş olduğu “Okçu Örneği”ne incelemek bizim için iyi bir tercihtir.
Ernest Sosa, okçu örneğinde, bir hedefe atış yapan okçu anlatır. Bu okçu, hedefine nişan almıştır. Nişan aldığı hedefe atış yaparken okçu, daha önceden yapmış olduğu çalışmalar ve sahip olduğu özelliklerden kaynaklanan el çabukluğuyla bu atışı güzelce yapar. Bu atışın hedefe ulaşabilmesi için, okçunun rüzgar ve benzer hava durumlarını da hesaba katması gerekmektedir. Tüm koşullar “uygunsa”, okçunun el çabukluğuyla yapmış olduğu bu atış başarılı olmuştur ve hedefi vurmuştur.
Peki, bu örnek bize güvenilircilikle ilgili ne sunmaktadır?
Bu noktada, Ernest Sosa’nın okçunun atışı hakkında bize göstermiş olduğu üç temel noktaya odaklanmamız gerekmektedir:
1-) Hedefe nişan almak (Accuracy)
2-) El çabukluğu (Atroidness)
3-) Hava durumları gibi dış durumların uygunluğu (Aptness)
Ernest Sosa, okçunun hedefe nişan almasını (Accuracy) doğru inanç olarak tanımlamıştır. Okçu, hedefe nişan alırken doğru bir noktaya kilitlidir. Kişinin öncelikli olarak bir inanç oluşturma sürecini de buna benzetmektedir. Epistemik fail, atışını tutturması gereken bir hedefe sahip olduğu gibi gerekçelendirmesi gereken doğru bir inanca sahip olmalı ve ona odaklanmalıdır.
Bir başka kavram olan el çabukluğunu (atroidness) da inceleyelim. Tıpkı okçunun nişan aldığı hedefi vurmak için önceden çalışarak elde ettiği ve halihazırda sahip olduğu yetenekler varsa, bir epistemik failin de bilgi edinmek için halihazırda sahip olduğu görme, duyma gibi özellikleri ve sonradan elde etmiş olduğu birtakım güvenilir yetenekleri vardır. Kişi bu yetenekleri vasıtasıyla sahip olduğu doğru inanca ulaşmış olur.
Bir diğer ve en son kavram da hava durumu gibi faktörlerin uygunluğudur (aptness). Okçu, hedefine iyi bir biçimde nişan alsa ve el çabukluğunu gayet iyi bir biçimde ortaya koysa da, şiddetli bir rüzgarın oluşması gibi durumlar okçunun atışını hedeften saptırabilmektedir. Aynı şekilde, epistemik fail de, doğru bir inanca sahip olsa, elindeki işe yarar ve güvenilir epistemik yetenekleri de sonuna kadar kullansa, dışsal etkenler ortaya koymuş olduğu bu çabayı doğru inanca ulaşmaktan alıkoyabilir. Hatta belki de, bambaşka bir hedefe varmasına yol açmış bile olabilir.
Yukarıda anlatmış olduklarımızı göz önüne alarak, erdem güvenilirciliği hakkında şunları söyleyebiliriz: güvenilir durumlar, kişinin edinmiş olduğu veya da halihazırda sahip olduğu yetenekler gibi kişiye bağlıdır. Aynı zamanda hava durumları gibi kişinin kontrolü dışında olan fakat etkisini minimize edebileceğimiz birtakım durumlar da inançlarımızı gerekçelendirmek istediğimizde karşımıza çıkabilmektedir.
Ernest Sosa’nın erdem güvenilirciliği görüşü hakkında, dışsal etkenleri göz önüne aldığı ve temel bilgi sayabileceğimiz birtakım görüşleri olduğunu da varsayarsak, genel itibarıyla bir çeşit dışsalcı temelcilik görüşüne sahiptir diyebiliriz.[3]
Yazımızın geri kalan kısmında da, erdem epistemolojisi çatısı altındaki bir diğer görüş olan Erdem Sorumluculuğunu (Virtue Responsibilism) ele alacağız.
Erdem Sorumluculuğu (Virtue Responsibilism)
Erdem Sorumlulukçuluğu, erdem epistemolojisi çatısının altındaki bir diğer önemli görüştür. Erdem güvenilirciliği, birtakım bilişsel yapı ve eylemleri bilgi edinme süreci ve inançların gerekçelendirilmesinde öncelemektedir. Erdem Sorumlulukçuluğu ise, kişinin birtakım karakter özelliklerinin bilgi edinme ve inançları gerekçelendirmede ön planda olması gerektiğini savunur.
Erdem Sorumlulukçuları görüşünün en önemli isimleri arasında, bu fikri ortaya koyan ilk kişi olan Lorraine Code, John Montmarquet ve görüşü ileri bir seviyeye taşımış olan Linda Zagzebski sayılabilir.
Peki, erdem Sorumlulukçuları, inançların gerekçelendirilmesi hakkında neler söylemişlerdir?
Lorraine Code’a göre, epistemologlar bilişsel yaşamın sosyal, aktif ve kişisel yönlerine daha fazla odaklanması gerekmektedir. Code, gerekçelendirmeyi entelektüel manada sorumlu olarak, sorgulama pratiğinde erdemlice davranarak elde edebileceğimizi iddia etmiştir.
Montmarquet, Code’la benzer konuşmuştur. Code’un ortaya koyduğu teoriyi biraz daha ilerletme çabasında olan Montmarquet’e göre, birincil entelektüel erdem epistemik vicdanlılıktır. Montmarquet, epistemik vicdanlılığı, entelektüel yaşamın amaçlarına ulaşma arzusu, hakikat arzusu ve hatadan kaçınma arzusu olarak nitelenmektedir.
Montmarquet, hakikat arzususunun tam olarak entelektüel erdemli olmaya yeterli olamayacağını söylemiştir. Bu sebeple, hakikat arzusunun yanı sıra, üç erdeme daha ihtiyaç duyulduğunu söylemiştir:
1-) Tarafsızlık (impartiality)
2-) Ayıklık/Farkındalık (Sobriety)
3-) Entelektüel Cesaret.
Tarafsızlıktan kastedilen, başkalarının fikirlerine karşı açıklık, fikir alışverişinde bulunmak ve bu fikirlerden yeni şeyler öğrenmek, fikirlerine karşı bir tarafta veya da kıskançlıkta bulunmamak ve kişinin yanılabilirliğinin farkında olmasıdır.
Ayıklık/Farkındalıktan kastedilen, gerçekten ulaşılmaya garantisi olmayan fikirleri benimseyen coşkulu bir kişinin aksine, entelektüel anlamda farkındalığa sahip kişinin erdemleridir.
Entelektüel Cesaretten ksatedilen ise, kişinin popüler olarak kabul gören görüşün aksine, alternatif görüşleri anlama ve inceleme çabasında bulunması, kişinin yanlış olmadığı müddetçe azimle bir görüşü anlama çabasında bulunmasıdır. [4]
Montmarquet, kişinin bu özelliklere sahip olmasının kişiyi otomatik olarak bilgiye ulaştıramayacağını kabul etmiştir. Bu özelliklere sahip olan kişinin, bilgiye ulaşabilmesi kesin bir durum değildir. Ama diğer konulara gelmeden önce kişi, bu özelliklere de sahip olmalıdır.
Zagzebski’ye göre, erdem, ahlaki de olsa entelektüel de olsa, “bir kişinin kalıcı olarak sahip olduğu mükemmelliğidir.” [5] Zagzebski’ye göre bir kişinin erdeminin iki tane bileşeni vardır: motivasyon bileşeni ve başarı bileşeni. Şimdi bu bileşenleri açıklamanın uygun olacağını düşünüyorum.
Motivasyon bileşeni, kişinin birtakım bilgiye ulaşabilmesi için gerekli olan hareket etme motivasyonunu sunmaktadır. Örneğin, yukarıda Montmarquet’de örnek vermiş olduğumuz epistemik cesareti ele alalım. Kişi, bu erdeme sahip olarak belli bir motivasyonu da elde etmiş olur ki bu motivasyon da hakikate ulaşmak ve karşısına çıkacak olan tutarsız eleştirilere kulak asmamak olur. Bundan sonra da “Başarı Bileşeni” ortaya çıkar, bu da motivasyonuna dayanarak güvenilir bir biçimde başarılı olmasıyla ortaya çıkar.
Zagzebski’nin bilgi tanımına göre bilgi, entelektüel erdem eylemlerinden kaynaklanan inançtır. Zagzebski’nin bu tanımında klasik bilgi tanımındaki “doğruluk” faktörünün olmadığına dikkat çekmek isterim. Bu durumun sebebi olarak, Zagzebski’nin gerekçelendirmeyi doğrulukla beraber sunmasını gösterebiliriz. Yani kişi, entelektüel erdem eylemlerini tam bir biçimde ortaya koyunca zaten gerekçelendirilmiş ve bu gerekçelendirmeyle de zaten doğru bir inanca sahip olmuştur.
Bu yazımızda, erdem epistemolojisini iki önemli görüş üzerinden anlatmaya çalıştık. Son olarak söyleyebileceğimiz şey, Erdem Güvenilirciliğinde bilginin geleneksel tanımından fazla uzaklaşmadan bir çözümde bulunulmaya çalışılmıştır. Erdem Sorumlulukçuluğundaysa, bu çözüme ulaşma çabası geleneksel bilgi tanımından biraz daha uzaklaşmak yoluyla olmuştur.
Notlar
[1] Temelcilik ve Bağdaşımcılık üzerine daha fazla bilgi için Bakınız: Temelcilik – Abdullah Asım Gökmen ve Bağdaşımcılık – Abdullah Asım Gökmen
[2] The Raft and The Pyramid
[3] IEP- Virtue Epistemology
[4] IEP – Virtue Epistemology
[5] IEP – Virtue Epistemology
Kaynakça
Virtue Epistemology | Internet Encyclopedia of Philosophy. (n.d.). https://iep.utm.edu/virtue-epistemology/
Turri, M., John, Alfano, & Greco, J. (2019). Virtue Epistemology (E. N. Zalta, Ed.). Stanford Encyclopedia of Philosophy; Metaphysics Research Lab, Stanford University. https://plato.stanford.edu/entries/epistemology-virtue/
SOSA, E. (1980). The Raft and the Pyramid: Coherence versus Foundations in the Theory of Knowledge. Midwest Studies in Philosophy, 5(1), 3–26. https://doi.org/10.1111/j.1475-4975.1980.tb00394.x
Watson, J. C. (n.d.). Justification, Epistemic | Internet Encyclopedia of Philosophy. Internet Encyclopedia of Philosophy. https://iep.utm.edu/epi-just/
Fairweather, A., & Zagzebski, L. (2001). Virtue Epistemology. Oxford University Press.
Sosa, E. (2007). A Virtue Epistemology. OUP Oxford.
Yazar: Abdullah Asım Gökmen


Yorum bırakın