Sen bir kişisin. Muhtemelen eskiden çok daha genç bir kişiydin. Ancak, senin ve o daha genç kişinin seninle aynı olmasının sebebi nedir? Başka bir deyişle, zaman geçmesine rağmen nasıl var olabiliyorsun?
Senin devamlı olarak var olduğuna dair bir kanıt olsa iyi olur. Çünkü insanların devamlı olarak var olduğunu tahmin ederek kararlar veririz. Mesela bir kişiye ödül veya da ceza verirken, ahlaki sorumluluklar yüklerken, veya da mülkiyet hakları verirken bu duruma güveniriz:
- Geçmişte işlenen bir suç için ceza verdiğimiz kadın geçmiştekiyle aynı olsa iyi olur, diğer türlü bu cezalandırma adaletsizce olmuş olur.
- Eğer benden bir sözü yerine getirmem isteniyorsa, o sözü veren kişi ben olsam iyi olur, diğer türlü böyle bir yükümlülüğüm yoktur.
- Eğer şu anda bir arabanız varsa, bu arabayı alan kişi siz olsanız iyi olur, yoksa bu arabayı elinizde tutmak için yasal haklarınız yoktur.
Açıkçası, kişinin kimliğinin aynı olmasını sağlayan şeyin ne olduğu sorusu son derece önemli bir sorudur. Bu soruya karşı sunulan cevaplara bir göz atalım.
1- Beden
Belki de bedenlerimiz bu devamlı varlığımızın anahtarıdır. Ne de olsa bedenim var oldukça, ben de varımdır.
Fakat bedenin zaman geçtikçe neredeyse aynılığı kişinin devamlı varlığını ayakta tutamaz.[1] Eğer böyle olsaydı, beyin ölümü gerçekleşmiş bitkisel hayatta olan bir bedenle bir zamanlar konuşan, gülen ve düşünen kişi aynı olması gerekirdi. Bu yanlış gibi duruyor.
Daha iyi anlaşılması için şu hikayeyi düşünün:
Yan komşunuzun insan bedeni gece ve gündüz farklı yaşamlar sürdürüyor. Sabah 6 ile akşam 6 arası her gün, bu beden “Gündüz Adam” olduğunu iddia ediyor. Gündüz Adam bedeninin her akşam uyuduğunu düşünüyor. Fakat asıl olan şey, her akşam 6 ile sabah 6 arası beden uyanık ve kendisinin “Gece Adam” olduğunu iddia ediyor. Gece Adam ve Gündüz Adam’ın farklı işleri arkadaşları, hedefleri, damak zevkleri var, ve daha da önemlisi, ikisi de birbirini bilmiyor.
Bu örnekle görmüş olduğumuz şey iki kişinin bir bedeni paylaşması durumu değil midir? Eğer bu doğruysa, bu durumda, bedenin aynılığı kişinin aynılığına sebep değildir. Eğer öyle olursa, o zaman, Gündüz Adam ve Gece Adam iki kişi değil, aynı bedeni paylaştıkları için bir kişi olmuş olur.
2- Ruh
Pek çok insan bizim sadece maddesel bir varlık olmadığımıza, madde-olmayan bir kısmımızın olduğuna inanır. Herkesin bir ruhu olduğunu -ya da ruh olduğunu- söylerler. Ve bu ruh fiziksel değildir ve bedende bulunur. Belki de ruhumuz bu devamlılığı sağlayan şeydir. Yani ruhum var oldukça, ben de var olurum.
Fakat, eğer böyleyse, kişilerin zaman geçtikçe var olduğunu bilmemiz mümkün görünmüyor. Ruhlar, eğer ki varsa, fiziksel değillerdir. Onları göremeyiz dokunamayız koklayamayız: ruhlar duyularımız vasıtasıyla hiçbir şekilde hissedilemezdir. Fakat biz bir kişinin önceki zamanda o kişi olup olmadığını bilebiliyoruz gibi görünüyor. Arkadaşına selam verip “Ama senin benim gerçek arkadaşım olduğunu nasıl bileceğim? Benim arkadaşım fiziksel olmayan bir şey ve ben de fiziksel olmayan şeyleri göremem. Arkadaşımın şu anda yanımda olup olmadığını bilmemin hiçbir yolu yok.” demiyorsun.
Dahası, ruhlara inanan insanlar ruhun bedenden ayrılıp başka bir yere gidebileceğine de inanırlar (örneğin cennete). Ama o zaman, bildiğimiz kadarıyla, ruh bedenden ayrıldığı vakit başka bir bedene yerleşmesi gerekir. Abraham Lincoln’un bedeni ölünce ruhu benim bedenime girmiş olabilir. Eğer böyle olmuşsa, ben Abraham Lincoln olmuş olurum. Tek ve aynı kişiyim, ABD’nin 16. başkanıyım ve aynı zamanda Gettysburg Konuşmasını yazdım. Çoğu kişi bu düşünceyi mantık dışı bulur.
3- Psikoloji
Eğer Gündüz Adam ve Gece Adam iki farklı kişiyse, bunun sebebi bu ikisinin iki farklı psikolojisi olmasıdır. Bitkisel hayatta olan bir bedende bir kişinin olmaması, onun bilincinin olmaması sebebiyledir. Aynı materyal olmayan ruhu paylaşıyor olsam bile Abraham Lincoln olmamam, Lincoln’un yaptığı hiçbir şeyi hatırlamıyor olmamdandır.
Bu sebeplere bakarak, bilincin ya da psikolojinin bizi biz yapan temel sebep olduğunu düşünebiliriz.
Fakat sadece bilinçlilik bu sorunu çözmez. Bugün bedeninin uyanıp Papa Francis olduğunu iddia ettiğini düşün. Bedenin artık Papa’nın tüm fikir ve inançlarına sahip, ve bu sebeple Papa olduğunu iddia ediyor. Yani kısaca, Papa’nın psikolojisine sahip olduğunu düşün.[2] Sabahleyin Papa Francis’in bedeninin Vatikan’da uyanıp her zamanki gibi papalık işleri yaptığını düşünün. İkiniz de Papa’nın psikolojisine sahip haldesiniz, o zaman ikiniz de Papa Francis’siniz. Fakat olamazsınız, ikiniz de aynı anda Papa olamazsınız (nasıl oluyor da iki farklı yerde aynı anda bulunabilirsiniz?). O zaman, sadece psikoloji bu sorunu çözemez.
4- Sonuç
Sezgisel olarak bakıldığında, gerçek Papa Vatikan’da uyanandır. Siz ise basitçe bir taklitçisiniz. Bunun sebebi Vatikan’daki adamın papalığa seçilen adam olması, yani onun hem beden hem psikolojisine sahip olması, senin ise sadece psikolojisine sahip olman olabilir mi?
Bu biçimde bir gerekçelendirme pek çok hibrit çözüm önerisine yol açabilir. Mesela, senin zamanla var oluşun bedenin ve psikolojinin devam etmesi olabilir. Bu önermede, sadece bedeninin var oluşu (ör. Bitkisel hayattaki bir insan gibi) veya sadece psikolojinin var oluşu (ör. Yeni bir bedene geçiş yapmış bir kişi gibi) senin varlığına yeterli bir cevap değildir.
Notlar
[1] Katı bir yaklaşımla konuşacak olursak, zaman geçtikçe aynı bedene sahip değiliz. Ne de olsa, bedenimiz zaman geçtikçe biz nefes aldıkça, yedikçe ve içtikçe yeni maddeler almaktadır. Aynı zamanda nefes verdikçe, deri ve saçımız döküldükçe sürekli maddeleri atmaktadır. Yani, çoğu beden-devamlılığı teorisyenleri, birebir beden aynılığını bizim kişiliğimizin devamlılığına bağlamamaktadır. Mesela, şu anda sahip olduğum bedenimin dünkü bedenimden eser miktarda farklı maddelerden oluşması, bedenlerimi bağlayan bir devamlılık olmasına engel olmaz.
[2] Veya da onun psikolojisine sahip gibi misin? Örneğin, Papa’nın bir olay hakkında hatırasına sahip gibisin, gerçekten hatırasına sahip misin, yoksa sadece öyle mi geliyor? Bir şeyi hatırlamakla hatırlıyor gibi olmanın arasındaki fark nedir? Bunlara verilecek cevaplar psikolojik teoriye veya da kişisel kimliğe nasıl etkileri olacak?
Referanslar
Olson, Eric T. (2019). “Personal Identity”, in The Stanford Encyclopedia of Philosophy.
Parfit, Derek (1971). “Personal Identity”, in Philosophical Review, vol. 80, 3-27.
Perry, John (1978). A Dialogue on Personal Identity and Immortality.
Orijinal Metin İçin: https://1000wordphilosophy.com/2014/02/10/personal-identity/
Çevirmen: Abdullah Asım Gökmen


Yorum bırakın